demircili kasabası

Timürcülü köyü bundan 600-650 yıl önce kurulmuştır.Reşadiye’nin kuzey doğusunda ve Delice ırmağına karışan bir dere civarında o zamanlar 70 haneli bir köy olup günümüzde 400 haneye yakın gösterişli yapıları ve düzgün yerleşkesi ile merkezi bir kasabadır. Deniz seviyesinden 1500 m kadar yüksektir.Fakat bir taraftan Selemen tarafındaki silsile ve bir taraftan da Canik dağları silsilesi buraları kuzey rüzgarları şiddetinden bir dereceye kadar muhafaza ederler.Köyün ilk kuruldğu yer,sık ve balta girmemiş ormanlarla kaplıdır.Karamanlar adıyla bilinen bir kabile bu orman içindeki su ve Dere kaynağının başına yerleşmişlerdir.Bu kabile demircilikle uğraştığı için yerleştikleri yerin adına Demircili adını vermişlerdir. Bu köyün halkı açık göz olup bir çoğu kış mevsimi gelmezden evvel eylül ayından itibaren çoluk ve çocuklarıyla birlikte karadeniz sahil köylerine dağılırlar.Oralarda kaldıkları kış müddetince bulundukları köylerin ticaretini inhisarları altına alarak ve amelelik ederek para kazanırlar.Bu husus bu köyde 300 den fazla at olduğundan katırcılıklada para kazanırlar.Keza koyunculuk ve sığırcılıkta yaparlar.Yaz gelince çoluk çocuklarıyla birlikte sahilin sıcağından kaçarak serin köylerine dönerler.Bu köy halkının bir kısmı Terme, Çarşamba, Ordu ve civarında yerleşerek mal vaya mülk ve arazi sahibi olmuşlardır. Günümüzde bu göç artık yavaş yavaş yerini ters göçe bırakmaktadır. Önceden Avrupa ülkelerine ve İstanbul’a gurbetçi vasfı ile giden birçok maddi durumu müsait Demircili’li memleketine en güzel yapılardan inşa etmekte ve baba ocaklarına ve doğdukları topraklara sahip çıkmaktadırlar. Halkının hemen hepsi temiz ve misafirferverdirler. Demircili’de vakti ile Molla Hasan Oğlu namı ile anılan oda sahibi bir zat Selemen pazarına uzak ve yakın köylerden gelenleri misafir ederek yedirip içirirmiş. Hala da uzak köylerden gelen pazarcılar ve yolcular Demircili’de misafir olarak erkence Selemen pazarına varırlar. Çolak Mehmet Ağa,Basmacı Dursun,Azamat Aslan,Eginin oğulları,Şakir ağa ogulları,Topal Kamil gibi ileri gelenleri ve söz anlayanları çoktur.Köyün ilk muhtarı Salih Efendidir. Demircili’nin deniz seviyesinden yüksek olması tarımı olumsuz yönde etkilemektedir.Ağır kış şartları,mevsimin uzun süreli olması gibi nedenlerden dolayı ekilebilen alanları azdır ve yeterli düzeyde değildir. Ancak günümüzde çayırlar denilen bölgede hala ekin ve buğdaycılık reşberliği devam etmektedir. Hala yakın geçmişten kalma kağnı arabaları ve kara sabanlar mevcuttur. Bu mevcudiyet tamamen ata emanetleri olarak muhafaza edilmektedir. Modern tarım a geçiş süreci ise hızla devam etmektedir.Demircili’de tarihe ışık tutabilecek bir takım yerler vardır. Bunlardan en önemlisi Kızıl Mağaradır. Demircili’nin kuzey batısında yer alır. Çalık tepesinin yamacında, Alkutlu mezarlık mevkiindedir. Demircili’ye yaklaşık 700 mt mesafededir.Efsaneye göre Kral savaş zamanlarında düşmandan korunmak için bu mağarada saklanırmış. Barış zamanlarında ise Kral'ın kızı burada gergef işlermiş. Demircili’nin kuzey batısından geçen, Meryem Ana adıyla anılan bir yol vardır.Bu yol Evliya Çelebinin Seyehatnamesinde anılmakta ve ticaret yolu olarak kullanılmaktadır.Bu yolun Erzuruma kadar uzandığı ve Kızıl mağara civarından geçtiği bilinmektedir.

Hiç yorum yok: